top of page

Gezgin: Kuzey Kıbrıs

Bölüm 1/Giriş: “Kıbrıs bir ada mıdır, cennetten parça mıdır?”


Doğu Akdeniz'in göz bebeği olan Kıbrıs Adası, biz Türkler için kıymet-i harbiyesi pek yüksek mertebede bir yer. Gerek coğrafyası ve binlerce yıllık antik mirası gerek turizme doğuştan elverişli yapısı öte yandan da stratejik konumuyla bir fırsatlar cenneti olduğu kesin. 


Fakat bu fırsatları görmek ve keşfetmek için öncelikle adayı gezip görmek gerektiği kanaatindeyim. Havası teneffüs edilmeli, denizlerinde doyasıya kulaçlar atılmalı, altın rengindeki kumlarıyla hissedilmelidir Kıbrıs. 


Ben de üç parça şeklinde yayımlanacak bu blog yazımda siz değerli okuyucularımıza kendi bakış açımdan Türk'ün kurduğu en yalnız ülkeyi anlatacağım. Baştan belirtmek isterim ki bilgi içeriğinden ziyade tecrübe aktarımına ve şahsi fikirlerime odaklanacağım.


Bölüm 2: “Mağusa Hisarları, yeşil Girne Dağları, Baf'ın güzel bağları…”


İstanbul'dan yaklaşık 1 saat 15 dakikalık bir uçak yolculuğu sonrası “Uluslararası Ercan Havalimanı"na varıyoruz. Yurt dışı uçuşları şimdilik sadece anavatandan olmakla birlikte havalimanının kapasitesi ileriki on yıllar da düşünülerek hesaplanmış. Yorucu olmayan bir pasaport sırası, verilen 90 günlük vize ve sıcak bir “hoş geldiniz” sözüyle sizi karşılıyor görevli memurlar.


Bafra, İskele ve Karpaz


Havalimanından çıkıp Bafra köyüne doğru hareket ediyoruz kiraladığımız araçla, yol yaklaşık 1 saat sürüyor. (Evet, Kuzey Kıbrıs'ta birçok yerleşim yerinin ismi 1974'ten sonra Türkiye'den gelip yerleşenlerin de etkisiyle değişti.) Bafra bölgesinde ülkenin 3 büyük oteli yan yana kurulmuş hâlde, bir tanesi de zamanında “Ezel” dizisinin çekildiği Kaya Artemis Otel.

Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Bafra, 2024
Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Bafra, 2024

Birçok irili ufaklı köyüne de uğradığımız Bafra'da fark ettiğim husus, aslında adanın tamamında kırsal hayatın çok canlı olduğuydu. Yerleşim birimleri genellikle köy düzeyinde, nüfus yoğunluğu oldukça düşük ve de gittiğiniz neredeyse her köyde benzer bir manzarayla karşılaşıyorsunuz: Karşılıklı bir kilise ve bir cami ama bu bir başka yazımızın konusu.

Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Yedikonuk Köyü, 2025
Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Yedikonuk Köyü, 2025

Kırsalın güçlü olması yediğiniz her peynirde özbeöz süt tadı almanıza, ayran ve yoğurdun ne kadar güzel ürünler olduğunu bir kez daha tasdiklemenize, ekmeğin ve bilumum diğer unlu mamullerin ne derece lezzetli ve sağlıklı pişirilebileceğini hatırlamanıza sebep oluyor. Burada devletin AB standartlarında üretimi teşvik edip sıkı bir şekilde denetlemesi de önemli bir paya sahip. İçtiğiniz sıradan market ayranı bile size adeta “Bu ayransa Türkiye'de içtiklerimiz ne?” sorusunu sorduruyor. Markete girdiğinizde kaçırmamanız gereken bazı süt ürünlerini sıralamak isterim: Musanın Çamlıca Naneli Ayran, İrem Tam Yağlı Yoğurt, H. Doğanay Vuda Koyun Yoğurdu. 


Bafra çevresinde Çayırova, Yedikonuk, Büyükkonuk, Pamuklu ve Mehmetçik köyleri mevcut. Özellikle Büyükkonuk ve Mehmetçik köylerini görmenizi öneririm. Birinci elden Kıbrıslı Türkleri tanımak, onların hayatta gördüklerinden istifade edebilmeniz Kuzey Kıbrıs deneyiminizi başka bir seviyeye taşıyacaktır. Ben Büyükkonuk'ta Kıbrıs mücahitleri olan amcalarımızla tanıştım, büyük bir şeref duydum. Aşağıdaki fotoğrafta vaktiyle 16 yaşında Türk Mukavemet Teşkilatı'na yaşını büyüterek kaydolan Mustafa Amca'yı göreceksiniz. Onun keskin nişancılık eğitimlerini nasıl mağrurca, Barış Harekatımızdan önce Rum mezalimlerini nasıl mazlumca anlattığına ilk elden şahit oldum. Bana söylediği bir sözü bu yazıyı okuyan herkes adına üstlendim: “Gençlerimize yaşadıklarımızı anlatmıyoruz hakkıyla. Halkımız da çok çabuk unutuyor yaşadıklarımızı. Siz gibi gençleri görmek bizi çok memnun ediyor, var olasınız. Biriniz bin olsun.” 

Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Büyükkonuk Köyü, 2025
Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Büyükkonuk Köyü, 2025

Bafra, İskele ilçesine bağlı bir köy aslında. Kuzey Kıbrıs'ın bu gelişen ilçesinin nüfusu da hızla artmakta; özellikle Rus, Ukraynalı ve İranlılar çokça mevcut yeni gelenler arasında. İlçe bir kavşak konumunda, adanın doğu-batı aksındaki iki yoldan birisi doğrudan İskele'den geçmekte. Buradan yaklaşık bir saat kadar doğuya giderseniz meşhur Karpaz'a varırsınız.


Karpaz… Bakir kumsalları, yemyeşil makilikleri ve Zafer Burnu'yla belki de adanın en görülesi yerlerinden. Çoğu kısmı doğal koruma alanı olduğundan yapılaşma yok denecek kadar az ancak eski yerleşimler var. Ve Kuzey'deki ender Rum köylerinden birkaçı da yine Karpaz'da. Özellikle Dipkarpaz ve Kumyalı, hâlen Güney'den yoğun ziyaretçi akımına uğrayan yerlerden. 


Bir de tabii Karpaz diyince akıllara eşek gelir, evet bildiğiniz eşek :) Karpaz Yarımadası yaban hayatının en ikonik hayvanı olan bu eşekler, özellikle Apostolos Andreas Manastırı'na giden yolda turistik bir aktivitenin başrolü olmuşlar. Tek gidiş tek geliş olan yolu kesip kendilerine yemiş ikram etmenizi bekliyorlar, siz de tıpış tıpış veriyorsunuz. 

Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Dipkarpaz, 2025
Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Dipkarpaz, 2025

Karpaz'ın en güzel plajı hiç şüphesiz Altınkum'dur. Yalnızca altın rengi sıcak kumsal ve masmavi Akdeniz vardır orada. Ne bir kafe ne bir işletme ne zorunlu giriş ücreti ne de harcama limiti. Burada sizi deniz adeta bağrına basıyor.


Ağustos 2025 itibariyle Karpaz'da yeni yol çalışmalarının %75'i bitmiş, eski yollar adeta köstebek yuvasına döndüğünden isabetli bir karar olmuş. Zorunluluk durumları haricindeyse yarımadada çivi bile çakılamıyor. Doğa koruma alanları sıkı denetimlerle denetleniyor, yerde çöp görmekse neredeyse imkansız. Aslında görenlere çokça ders veriyor “yavru” vatan. Anavatan Türkiye'den 60 kilometre uzakta aynı dil, aynı para birimi fakat bambaşka bir ülke Kuzey Kıbrıs. 


​Yayalara duyulan saygıdan tutun, sürücülerin trafik kurallarına istisnasız riayetine ve toplumun herhangi bir kamusal alandaki soruna çıkardığı ortak sese kadar Kuzey Kıbrıs'tan öğreneceklerimiz olduğu kanaatindeyim. Dünya genelinde demokrasi, siyasi haklar ve sivil özgürlükleri izleyip raporlayan bir sivil toplum kuruluşu olan Freedom House'un 2025 raporlarına göre Türkiye olarak biz, söz konusu alanlarda 100 üzerinden 33 puan alıp "özgür olmayan ülkeler" kategorisinde yer alırken "yavru" vatan KKTC, 76 puanla "özgür" sayılan bir ülke. 

Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Dipkarpaz, 2025
Fotoğraf: Bahadır Ali Halis, Dipkarpaz, 2025


Yorumlar


1_edited.png

alacadergi.com Ekrem Topuz tarafından tasarlanmıştır.

bottom of page