top of page

Gaspıralı İsmail ve Tercüman Gazetesi

Güncelleme tarihi: 28 Şub

Bir gazete düşünün ki türlü imkânsızlıklar içinde çıkarılmasına karşın kilometrelerce ötelerde aynı zevkle, benzer hislerle okunan, dört gözle takip edilen; hatta ve hatta bir milletin dilini, hafızasını, mazisini unutmaktan kurtaran şaheser bir neşriyattan bahsediyorum. Evet, Tercüman bildiniz. Bu gazete Türk dünyasının ünlü merkezlerinden en ücra merkezlerine kadar severek takip edilmiş; onların dertlerini, sevinçlerini, sıkıntılarını dile getirmiştir. Rusya Türklerinin/Müslümanlarının kemikleşen ve çözüm bekleyen sorunlarına çare aramış koca bir külliyattan bahsediyoruz ama önce bu gazetenin mimarı ve başmüdürü İsmail Bey Gaspıralı’dan bahsetmeden olmaz.


Gaspıralı, Kırım’ın Bahçesaray şehri yakınlarındaki Avcıköy’de 21 Mart 1851’de doğdu. Köklü bir mirza ailesine mensuptur. Önce Müslüman okullarına gitmiş, daha sonra askerî okullara devam etmiştir. Moskova Harp Okulu’nda iken dönemin önemli Rus aydınlarıyla tanışma imkânı buldu. Okullardaki panslavist havaya bir tepki olarak Çarlık idaresindeki Müslümanları uyandırma fikrini aklına koydu. Girit İsyanı sırasında Osmanlı tarafında gönüllü olarak savaşmak için Türkiye’ye gitmek istemiş fakat yakalanmış, bunun neticesinde de askerî okuldan atılmıştır. 1868’de Bahçesaray’daki Zincirli Medrese’de Rusça dersleri vermeye başladı. 1872’de Paris’e gitti ve burada İvan Turgenyev’in asistanlığını yaptı. 1878’de Bahçesaray Belediye Başkan Yardımcılığına, ertesi sene Belediye Başkanlığı görevine seçildi. Bu görevi 1884’e kadar sürdürdü. Rusça çıkan bir gazetede bir dizi yazı kaleme almışsa da Gaspıralı fikrini daha etkili bir şekilde anlatabileceği Türkçe bir yayına ihtiyaç duymuştur. Tüm teşebbüslerine rağmen müspet netice alamamış; nihayet Ağustos 1882’de müspet netice alamamış; nihayet 1883’te bütün içeriği Rusça olmak kaydıyla Tercüman’ı neşretmeye başlamıştır. Bir süre sonra Türkçe basabilmek adına matbaa harfleri ile yayın yapabilecek bir de matbaa kurmuştur. Cedidizmin savunucusu Gaspıralı, 1884’te bu yolda adım atmış ve ilkokul seviyesinde bir okul açmıştır. Bu okulda “usûl-ü satvetiye” adını verdiği metotla kısa sürede okuma yazma öğretmeyi başarmıştır. “Usûl-i cedid” adını verdiği sistem bütün Rusya Müslümanlarını etkisi altına almış ve reformcu/millî bir bilincin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Millî reformist kadrolar onun bulduğu ve sistemleştirdiği hareketin etrafında toplanmış ve onun sisteminin adına nisbetle cedidçi olarak anılmıştır. Hem dergisi hem de usûl-i cedidi tanıtmak amacıyla Müslümanların toplu yaşadığı bölgelere ziyaretler yaptı. 1895’te Rusya içinde açılan mekteplerin sayısı yüzü geçmiş, 1914’te ise bu sayı yaklaşık olarak beş bine ulaşmıştır. Müslüman kızların da okuması için Bahçesaray’da usûl-i cedid kız mektebi açmıştır.1905 İnkılâbı’nın getirdiği yumuşama havasından faydalanarak üç adet Müslüman kongresi düzenlemiştir. Yine aynı sene kadınlar için “Âlem-i Nisvan” adlı bir kadın dergisi yayımlamış ve buna ek olarak “Âlem-i Sıbyan” adlı bir çocuk dergisi çıkarmıştır. Derginin basımı aralıklarla 1915’e kadar sürmüştür. 1907’de Kahire’de uluslararası bir kongre tertip etmeye çalışmışsa da başarılı olamamıştır. 1908’de Meşrutiyet’in ilanı ile beraber Osmanlı matbuatının ve kamuoyunun desteğini de kazanmaya başlamıştır. 1908’de kurulan Türk Yurdu Cemiyeti’nin kurucu üyelerinden olmuş; 1911’de kurulan Türk Yurdu dergisinde büyük etki sahibi olmuştur. 1912’de ayan azalığı teklif edilmiş ancak kabul etmemiştir. Yoğun faaliyetlerinin arasında sağlığı giderek bozulmuş ve 24 Eylül 1914’te vefat etmiştir. Tüm yasaklamalara rağmen Rusya’nın çeşitli bölgelerinden gelen büyük bir kalabalıkla, başta Kırım halkının sevgi ve hürmetleriyle, Kırım Hanlığı’nın banisi Hacı Giray’ın yanına defnedilmiştir. Kısaca İsmail Bey Gaspıralı’dan bahsettiğimize göre Tercüman’a dönebiliriz.


Tercüman gazetesinin fikri, Gaspıralı'nın dimağına daha okul yıllarındayken Rusya müslümanlarını aydınlatmak maksadı yoluyla aklına düşmüştür. Rusça çıkan bir gazetede bir dizi yazı çıkarmışsa da Türkçe bir gazetenin daha etkili olacağının farkına varmıştır. Tercüman iç ve dış haberler, çeşitli konularda yazılar yayımlamıştır. Bu yazılar Rusya’daki Müslümanların modernleşmesinde büyük ölçüde etkili olmuştur. Gazete 1886’da amacını “Rusya ülkesinde sakin ehli İslam’ın fevaid-i maneviyye ve maddiyesine hizmet etmek” olarak açıklamıştır. Gazeteyi kurmak için aldığı Rusça bölümün neşredilmemesi için on yıl uğraşmış, nihayet 1907’de gazeteyi Rusça yazılar gerek görülmedikçe tamamen Türkçe olarak basmıştır. Dergiyi ölene kadar Gaspıralı idare etmiş, onun vefatı ile yayını oğlu Rıfat sürdürmüş ve 1918’e kadar basılmıştır. Gaspıralı, gazetenin basılması sürecinde maddi manevi destek bulabilmek amacıyla çeşitli seyahatler düzenlemiş; bazı din adamları, tüccarlar, aydınlar ve zenginlerden destek bulmuştur. Başlangıçta gazetenin yazılarını hemen hemen tek başına yazmış, daha sonrasında da birçok yazısı bu yayımda çıkmıştır. Türk lehçelerini iyi bilen Gaspıralı zaman zaman Kuzeybatı Türkçesinden de ifadeler kullanmış ancak gazeteyi Türkiye Türkçesi ile aktarmıştır. Gazetenin dili gayet sade olup geniş bir coğrafyaya ve her yaştan Türklere hitap etmiştir. Gaspıralı’nın amacı “Boğaziçi’ndeki balıkçıdan Kaşgar’daki deveciye kadar” herkesin bu dili anlaması ve “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarının başarılı olmasıdır. Türk dünyasında ortak bir edebî dil tesis etmeye gayret etmiş ve bunda da tahmin edilenin çok çok üzerinde başarılı olmuştur. Gazetenin on, yirmi ve yirmi beşinci yılları Bahçesaray’da büyük törenlerle kutlanmış; bu törenlerde Türk dünyasının çeşitli yerlerinden gelen mektuplar okunmuş, hediyeler sergilenmiştir. Adeta Türk dünyası bu suretle bir araya gelmiştir. Tercüman sadece bir gazete değil; bir cemiyeti, bir fikri uhdesinde temsil etmiştir. Cedidci fikirleri Rusya’daki Türklere ulaştırmış, oralarda millî bilinci uyandırmıştır. Tercüman, otuz beş yıllık yayın hayatında zor şartlar altında dahi şu anda türlü türlü imkanlarla başaramadığımız Türk dünyasının fikrî birliğini, manevi bağını tesis etmiş; milyonlarca insanın aynı düşünüp aynı konuşmasını sağlamıştır.


Kaynakça:

İsmail Bey Gaspıralı İçin (haz. Hakan Kırımlı v.dğr.), Ankara 2004.

Nadir Devlet, İsmail Bey Gaspıralı: 1851-1914, Ankara 1988, s. 23-42.

Tercüman koleksiyonu,Kültür Sanat Basımevi,İstanbul,2014


Yorumlar


1_edited.png

alacadergi.com Ekrem Topuz tarafından tasarlanmıştır.

bottom of page