Türklüğün Gönül Mimarı: Hacı Bektaş Velî
- EKREM TOPUZ

- 22 Oca
- 4 dakikada okunur
Horasan’dan Anadolu’ya uzanan gönül yolu, yalnızca bir coğrafya hattı değil; gönülleri, dilleri ve kültürleri birbirine bağlayan derin bir medeniyet yürüyüşüdür. Bu yürüyüşte Hacı Bektaş Velî, Bozkır Türklerinin kadim gelenek ve göreneklerini alp-erenlerin irfanıyla yoğurarak Anadolu’ya taşımış; kılıcın sertliğini gönlün yumuşaklığıyla dengelemiştir. O, toprağın altından fışkıran bir pınar gibi Horasan’dan doğmuş, Anadolu’nun susuz gönül coğrafyasını beslemiş; Türk-İslam irfanını sevgi ve hoşgörü ile mayalamıştır. Türk’ün Anadolu’daki gönül dünyasını imar eden bu zat, Balkanlar’a doğru bir nehir gibi akmış, gittiği her yerde yurt olmuş, ocak yakmış, gönülleri ihya etmiştir.
Bugün kaybettiğimiz o pınarın sesi, kurak gönüllerimizde daha da belirginleşmektedir. Dimağlarımızın çatladığı bu çağda, susuzluğumuz bizi yeniden gönül şahlarına yöneltir. Hoca Ahmed Yesevi, Yunus Emre, Hacı Bektaş Velî, Geyikli Baba… bu büyük irfan nehrinin havzasıdır; aşkın, merhametin ve hikmetin aynı sudan geçtiği menzillerdir. Aradığımız yol, kapitalizmin gölgesinde emperyalistlerin kaybettirdiği; yüzümüzü dönmeyi unuttuğumuz o eski yoldur. Kalpten kalbe uzanan, ademoğlunun aklın ve gönlün yoluna emanet eden o yol… Bugün yeniden teşne olduğumuz yol…
Horasan ekolünün aşk, vahdet, sekr, tevekkül ve hayret merkezli anlayışı; bilginin kaynağını kalp, zevk ve ilhamda bulur. Bu yaklaşımda din, yalnızca zahirî kurallarla sınırlı değildir; asıl olan ruhun, kalbin ve batının terbiyesidir. Aslında içe doğru dönüştür. Melamet ve fütüvvet ahlakıyla şekillenen bu çizgide Hacı Bektaş Velî’nin sözü bir anahtar gibidir: “Zâhidin ibadeti bilmeden yapılan iştir; arifin tefekkürü ilahî sanata bakarak iş görmektir; muhibbin yalvarışı ise sevgiyle muamele etmektir.” Bu söz, onun dünyasında bilginin sevgiyle, ibadetin idrakle tamamlandığını gösterir.
Bu irfan anlayışında eğitimin nihai hedefi insân-ı kâmil yetiştirmektir. Kemal, sözde ve amelde olgunlaşmak; güzel ahlak ve marifetle donanmaktır. Hacı Bektaş Velî, medrese usulü ezbere dayalı bir öğretimi değil, “okunulacak en büyük kitap insandır” düsturunu esas alır. İnsan, velîlerin ve nebîlerin gönül sayfalarında okunur; bilgi, kalpten kalbe aktarılır.
Onun eğitim anlayışında insan, akıl ile gönlün, beden ile ruhun uyumundan ibarettir. İman kalpte başlar, akılla korunur. Akıl tefekküre, tefekkür vahdetin keşfine götürür; fakat bu keşif yalnızca aklî yollarla değil, gönlün ilahî nazargâh oluşuyla mümkündür. Gerçek iman, perdelerin kalktığı gönülde tecelli eder.
Bu yolda kemale eren dervişlerin ilerleyişi dikkatle izlenmiş; olgunlaşanlar Anadolu’ya ve Balkanlar’a gönderilmiştir. Hacım Sultan, Sarı Saltuk Baba gibi erenler, gittikleri coğrafyalarda tekke ve dergâhlar kurarak halkın sığınağı olmuş, gönüllere girmiş. Böylece Türk töresini ve hakkı taşıyan Bektaşî irfanı, sınırları aşan bir gönül medeniyetine dönüşmüştür.
Cehalet ile Mücadele
Hacı Bektaş Velî’nin eğitiminde cehaletle mücadele temel bir ilkedir. Ona göre cehalet, fizikî afetlerden daha yıkıcıdır; çünkü bedeni değil, insanın ebedî yönünü boğar. Bu yüzden ilim, irfan ve ahlak bir bütün olarak ele alınır. “İlme’l-yakîn bedeni, ayne’l-yakîn kalbi, hakka’l-yakîn canı eğitmektir” sözü, onun bütüncül eğitim anlayışının özeti gibidir. Akıl ile gönül, bilim ile marifet bir araya geldiğinde insan kemal makamına yürüyebilir.
Bu yolun yolcusu olan derviş için incitmek yoktur; eziyet, dervişliğe yakışmaz. Talip, benliğini eriterek fena makamına yönelir; fakrı, yani gönül zenginliğini seçer. Sevgi, bu ahlakın hem başlangıcı hem de sonudur.
Kadim Türk Töresinde Kadın ve Hacı Bektaş Veli
O da tıpkı hocası Ahmet Yesevî gibi, Orta Asya’dan taşıdığı Türk’ün kadim töresi ile Hak meclisinde kadınla erkeği ayırmaz. Bu anlayış, İslam’la yoğrulmuş Türk irfanının en köklü vasıflarından biridir. Hacı Bektaş Velî, kadının erkeğe kıyasla eksik bir varlık olarak görülmesini açıkça eleştirmiş; inancın merkezine cinsiyeti değil insanı yerleştirmiştir. Onun nazarında kul, kadın ya da erkek olmakla değil; gönlü, bilgisi ve hizmetiyle anlam kazanır.
Bu sebeple Alevî-Bektaşî yolunda kadın, erkeğin gerisinde değil; yolun orta yerindedir. Cem’de, hizmette, irfanda ve muhabbet meclisinde ayrım yoktur. Her birey, yaptığı hizmetler ve sahip olduğu bilgi ölçüsünde değerlendirilir; Hak katında üstünlük, gönül derinliği ve ahlak iledir.
Bu irfan anlayışı, yolun şiirleşmiş hakikati olarak dile gelir:
“Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde, Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde, Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok, Noksanlık, eksiklik senin gönlünde.”
Bu dizelerde görüldüğü üzere, ayrım yapan nazar değil; ayıran gönül kusurludur. Hacı Bektaş Velî’nin öğretisi, insanı merkeze alan, adalet ve muhabbetle yoğrulmuş bir gönül ahlakıdır. Kadın ve erkek, aynı yolun iki ayrı yüzü değil; aynı hakikatin birlikte yürüyen canlarıdır.
Anadolu’yu Aşan Etki
Hacı Bektaş Velî’nin etkisi yalnızca tasavvuf alanıyla sınırlı kalmamış; yüzyıllar boyunca Anadolu ve Balkanlar’da farklı kültürler arasında bir hoşgörü dili oluşturmuştur. Onun en kalıcı miraslarından biri de Türk kültürünün sürekliliğini sağlamasıdır. İslam öncesi ile sonrası arasında güçlü bir bağ kurmuş; bu süreçte Ahmet Yesevî geleneğiyle birlikte Bektaşî dervişleri önemli roller üstlenmiştir.
Türkçeye verdiği önem ise onu Türklüğün Gönül Mimarı yapan temel vasıflardan biridir. Farsça ve Arapçanın hâkim olduğu bir çağda, Türkçeyi ibadet ve irfan dili olarak yaşatmış; Türkçe şiir geleneğini kesintisiz sürdürmüştür. Bu tutum, yalnızca bir dil tercihi değil, güçlü bir kültür bilincinin ifadesidir. Hacı Bektaş Velî ve yol erenleri, Türkçeyi gönüllerde diri tutarak Türk kültürünün kültürlerarası mücadelede sürekli ve güçlü bir şekilde var olmasını sağlamışlardır.
Kaynakça:
-Sargın, M. (2025). Hacı Bektaş Velî’nin özdeyişlerinin söylemsel özellikleri. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, (114), 505–514.
-NEVÜ, Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü. “Hacı Bektaş Veli Öğretileri”. Erişim 15 Ocak 2025. https://hbvenstitu.nevsehir.edu.tr/tr/haci-bektas-veli-ogretileri
-Doğumunun 800. Yılında Hacı Bektaş-ı Veli HACI BEKTAŞ VELÎ DÜŞÜNCESİ ÇEVRESİNDE OLUŞAN TASAVVUF ANLAYIŞI
-İlgar BAHARLU HACI BEKTAŞ VELÎ https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/haci-bektas-veli


Yorumlar