Gardaş Azerbaycan Bizim Hatalarımızı Tekrarlamamalı
Özellikle 2020 sonrası duyduğumuz ve katıldığımız bir cümle var. İki devlet tek millet. Azerbaycan çoğu konuda birlikte yol yürüdüğümüz bir dünya ülkesi olmasının yanında halkıyla, kültürüyle tarihsel bir kan bağımızın olduğumuz ülkedir. Peki çoğu tarihsel olgularımızın benzerliği iyi mi kötü mü? Bizler 21. yüzyılda 2026 yılında yaşıyoruz evet bunu hatırlatma gereği duyuyorum çünkü çağın kapital ülke sorunları, çocukların, annelerin, babaların savaş mağduriyeti yokmuş gibi “gelişmemekte ısrarcı” ülkeler hala kıyafet, siyasi düşünce ve dini tercihlerle uğraşıyorlar.
Olaylar ilk olarak 7 Temmuz 2026 yılında eğitim yasasına eklenen “millilik ve laiklik” ilkesi ile başlıyor. Laiklik Türk Dil Kurumunca “Devlet ile din işlerinin ayrılığı, devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması” şeklinde tanımlanır. Peki din İslâm olunca mı özgürlük olmuyor? Doğal hakları olan eğitim için ağlayan kız çocuklarının fotoğraflarını görünce vicdandan hiç bahsetme gereği duymuyorum.
21 Eylül 2026 tarihinde bir ekleme daha yapılıyor. Bu ekleme kanuna “kılık ve kıyafet” düzenlemesi olarak giriyor. Bu kanun ekinde hiçbir şekilde başörtü, türban, örtü vb. isimler geçmiyor. Kararda, öğrencilerin belirlenen okul kıyafetinin bütünlüğünü bozan ve "genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurlarını" kullanmasına izin verilmeyeceği belirtiliyor. Laiklik tanımı burada tekrar devreye giriyor. Laiklik esasında başörtüsünü korumak adına bulunan bir ilke olmasına rağmen yetkililer bu ilkeye sığınarak kadınların başörtüsüne karışacak kadar ucuzlaşıyor.
Bu kararların dünya medyasına yansıması aslında ekim ayında oluyor ve bunu tetikleyen olay 12 Ekim 2026 tarihinde 37 kişinin bu olaylardan dolayı “ devlet düzenini bozmak” suçundan gözaltına alınması ile başladı. Bundan da önce 6 Ekim 2026’da öğrenciler için getirilen kılık kıyafet maddesine ek olarak öğretmenler için de bir düzenleme getirildi ve öğrenciler öğretmenler veliler bu yanlış kararları protesto ederek haklarını aradılar.
Eğitim nedir? Vicdan nedir? Laiklik ilkesi nedir? Millilik nedir? Ve çağın sorunları nedir? Bunları düşünerek hareket etmek gerekli. Dünyanın dört yanında savaş olurken Küba’da, Doğu Türkistan’da, Filistin’de insanlar zulüm görürken devletlerin bu tür olaylarla gündeme gelmesi çok can sıkıcı. Ey kalın Oğuz beyleri! Orhun yazıtlarını hiç okumadınız mı tarihten ders çıkartmak işinize gelmez mi?
Ne yazık ki ülkemiz daha yakın bir tarihte benzer olaylardan büyük zarar almışken kardeş ülkemizde böyle bir olay gerçekleşmesi bizleri derinden üzüyor. Bu tür olaylar halkı kutuplaştırmanın yanısıra ülkenin de ileriye gitmesini engelleyen en büyük prangadır.
Ülkemizin ve kardeşlerimizin tanımları doğru anladığı bir gelecek temenni ediyorum. Yazımı eğitimin tanımıyla bitirmek isterim. Eğitim, çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etmektir. Eğitim her çocuğun hakkıdır.
Özgür çocukların ve güzel insanların yaşadığı bir dünya dileğiyle...


Yorumlar