top of page

Anadolu’da Kuvva Ruhunun Değerleri

Anadolu’da Kuvva Ruhunun Değerleri

Anadolu; sadece havasıyla, doğasıyla veyahut bereketli toprakları ile önemli değildir. Jeopolitik konumu, tarihsel ve dinî önemi, üstünde yaşanan olaylar gibi birçok faktörden dolayı da önemlidir. Dünyada bilinen ilk yaşam ve medeniyet izlerinin burada olması, önemini bu derece etkileyen farklı faktörler olması, üstündeki yaşanan olayların dinamikliği de her bir renkten insanın ve fikrin oluşması için bir sebep olabilir.


Bu insanlar ve fikirlerde önemli olan Anadolu topraklarının kanla yazılmış kaderine, binlerce yıllık köklü kültürüne ve büyük Türk milletine aykırı olmamasıdır. Derdi, sevinci, problemi, hayatı ortak olan büyük Türk milleti bazı yöntem, fikir farklılıkları veyahut ısmarlama ayrılıklar ile kutuplaştırılmış ve kutuplaştırılmaya devam etmektedir.

Oysa Anadolu’nun ve Türk milletinin her bir değeri olan bu renkleri kutuplaştırmak kültürel zenginliğimizin bir kısmını görmezden gelmek değil midir?


Anadolu'nun vatansever damarını tek bir kalıba, dar bir ideolojiye veya sadece belli bir döneme sıkıştırmak bu zenginliğe haksızlık olur.Çünkü vatan sevgisi; Anadolu coğrafyasında çok sesli, çok renkli ama tek bir yürekten çıkan güçlü bir koro gibidir. Ve bu koro, büyük Türk milletinin Anadolu’da verdiği Millî Mücadele ile Kuvayımilliye ruhuna bürünmüştür. O ruh halen yüreklerde yaşamaya devam etmektedir.


Mehmet Akif bu ruhtan ayrılabilir mi? Mehmet Emin Yurdakul bu ruhtan ayrılabilir mi? Yahya Kemal bu ruhtan ayrılabilir mi? Nazım Hikmet bu ruhtan ayrılabilir mi? Atsız bu ruhtan ayrılabilir mi? Attilâ İlhan bu ruhtan ayrılabilir mi?

Hepsi birbirinden farklı ideoloji ve hayat görüşüne sahip olmuş olsa da esasen “Kuvva ruhunu” oluşturan unsurların birer yansımasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin belirli tarihsel dönemlerinde yaşananların, bu gibi nice değerli şahsiyetin kıymetinden bir şey eksiltmemesi gerekmektedir. Anadolu’nun bağrından çıkmış bu değerler bizim zenginliğimizdir.

Türk milleti, bu ruha sahip insanlar arasında ayrım yapıp kutuplaşarak değerlerini yok saymamalıdır. Bu kutuplaşmada yaşanacak boşlukların bizden gözüküp de bizden olmayanlarla ya da bizden hiç olmamışlarla doldurulmasının sonuçları büyük olmuştur.

Süreçteki olumsuzluklar nedeniyle birçok tartışmalı durum yaşanmıştır. Bu durumlarda seçilen taraflar ise kişilerin hayata bakışıyla şekillenmiştir. Anadolu'dan çıkmış sayısız değer ve bu vatanın evlatları… Tarihsel süreç, koşullar ve var olma sancıları... Önemli olan, değerleri anlamaktır. Attilâ İlhan ne kadar bizimse, Atsız ne kadar bizimse, Nâzım da o kadar bizim olmalı. Yöntemler farklı, düşünceler farklı ancak dertler ortak. Hele günümüzdeki güdümlü ideolojilere bakınca bu isimlerin değeri daha da anlaşılmalıdır. Keşke dememek için bütün Anadolu'yu sahiplenmeli, bizden olup da bizi biz yapan değerleri bozanları aramızdan çıkarmalı, bizden olmayanları ise yanımıza bile almamalıyız.



Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,

Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...

Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara

“Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.

-Hüseyin Nihal Atsız, Bütün Türk Gençliğine

Gecenin arkasında bir yerde

Ufaldıkça gaz lambaları

Nehrin omuzlarında yaslanmış yaslı ve dindar

Yalnızlıktan soğumuş dağlar

Kalpaklı bir süvari dolaşırmış gizlilerde

Yatsılarda

Kemal Paşa diyorlar.

-Attila İlhan, Kalpaklı Süvari

PaşalAttilaar onun arkasındaydılar.

O, saati sordu

Paşalar: 'Üç', dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına kadar,

eğildi, durdu.

Bıraksalar

ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak

ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

Ve biz de burda bitirdik destanımızı.

Biliyoruz ki lâyığınca olmadı bu kitap,

Türk halkı bağışlasın bizi,

onlar ki toprakta karınca,

suda balık, havada kuş kadar çokturlar,

korkak, cesur, câhil, hakîm ve çocukturlar

ve kahreden yaratan ki onlardır,

kitabımızda yalnız onların maceraları vardır...

-Nazım Hikmet Ran, Kuvva-yı Milliye Destanı

Yukarıdaki dizeler farklı bir ruhtan çıkmış olabilir mi? Her ne kadar düşünceleri birbirine aykırı olsa, aralarında husumet bulunsa da bu ruh ortak bir ruhtur. O ruh ki yedi düveli Anadolu topraklarına gömmüş antiemperyalist bir ruhtur. O ruh ki Türk milletinin kimliğini oluşturan bir ruhtur. O ruh, Cumhuriyet ile özgürlüğü milletin her bir ferdine vermiştir. Bu ruhu oluşturan her bir değer ise Türk milletinin birer parçasıdır. Bu sebeple günümüzde geçmişin kutuplaştırması ile Türk milletini ayırmaya çalışanların isteğini yerine getirmemek gerekmektedir. Özellikle biz Türk gençleri; millet bilinci ile bu renkleri sahiplenmeli, “doğruları ve yanlışları” anlamalı ve gelecekte sahip olunan bu zenginliği artırmaya çalışmalıyız. Ancak bu şekilde antiemperyalist bir duruş ile Büyük Kurtarıcı ve Kurucu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası Cumhuriyet'imizi hak ettiği yere getirebiliriz.



































 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Osmanlı Sarayında Bir Bayram Sabahı

Şüphesiz ki Osmanlı saraylarında askeri törenlerin yanı sıra dini törenlere de yer veriliyordu. Halkın bir ve beraber olmayı en çok hissettiği bu günlerde sarayın bu gibi mübarek günlerde yaptığı töre

 
 
 
Kurtuluşun Yolu: İstanbul'dan Samsun'a 19 Mayıs 1919

Sene 1919’u gösterdiğinde artık Dünya Savaşı bitmiş Osmanlı Devletinde bir takım olumsuz durumlar olmuştu. Olumsuz durum ibaresi belki az kalacak ama bu olumsuz durumlardan biri de Samsun bölgesinde ç

 
 
 

Yorumlar


1_edited.png

alacadergi.com Ekrem Topuz tarafından tasarlanmıştır.

bottom of page