Türkü Hikayeleri: Çanakkale Türküsü
- Cansu Bartınlı

- 17 Mar
- 2 dakikada okunur
“Çanakkale içinde bir uzun selvi, analar babalar ümidi kesti…”
1915-1916 yıllarında düşman Çanakkale’ye gelmiş. Savaştan yorulmuş askerlerimiz, var güçleriyle savaşmaya devam ediyormuş. Memleketin dört bir yanından gencecik çocuklar ölmeye gidiyormuş. Düşmanlar Çanakkale Boğazı’nı geçeceklerini, çaylarını İstanbul’da içeceklerini düşünüyorlarmış.
Türkler, Çanakkale Boğazı’nı doldurmuş düşman gemilerini bozguna uğratmış. Seyit Onbaşı 276 kilogramlık top mermisini kaldırmış, tarihi elleriyle yazmış. Türk askeri, 18 Mart’ta tüm düşman gemilerini batırmış.
Kazandığımız deniz zaferi sonrasında düşman, Türkleri denizden yenemeyeceğini anlamış. Arıburnu, Seddülbahir ve Anafartalar bölgelerinden çıkarma yapan devletler; şanlı ordumuzun tarihi savunmasını hesaba katmamışlar. Anafartalar Kahramanı, 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, burada işte o tarihi emri vermiş: “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!”
Kara savaşı sırasında ölmeye giden kınalı kuzular, hep bir ağızdan bir türkü söylerlermiş:
“Çanakkale içinde bir dolu testi
Analar babalar ümidi kesti
Of, gençliğim eyvah…”
Çanakkale’nin her karışı 14-15 yaşlarındaki kınalı kuzuların kanlarıyla sulandıktan, metrekareye 6.000 mermi düştükten sonra zafer kazanılmış. Yarbay Mustafa Kemal, tarih sahnesine çıkmış ve mücadelemizin öncüsü olmuş.
Bu yıllarda, Çanakkale Sultanisi adlı lisede eğitim gören Seyfullah; ailesine yazdığı mektupla türkümüzün efsaneleşmesini sağlamış:
“Sevgili Anneciğim,
İki yıldır ayrı yaşadığımız bu hayat artık bitiyor. Sana ve aileme kavuşacağım için çok mutluyum. Okulumuz artık hastane olacağı için bizi İstanbul'daki okullara göndereceklermiş. Öğretmenlerimizin büyük kısmı da askere gidiyor, üst dönemlerdeki ağabeylerimiz ise gönüllü olarak askere gideceklermiş. Türkçe öğretmenimiz bugün sınıfa geldi ancak çok durmadı, o da bize veda etti. Giderken bize vakti geldiğinde vatana yapılan hizmetin okulda verilen hizmetten daha kutsal olduğunu söyledi. Kısa zaman önce sokaklardan askerler geçmeye başladı. “Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, Anne ben gidiyom düşmana karşı…” türküsünü söyleyerek yürüyorlar. Kimileri at sırtında kimileri develerle yol alıyorlar. Top arabaları ve mekkareler de onlara eşlik ediyor. Savaş çıkacağını söylediler. İngiliz ve Fransız gemilerinin boğazda dolaştığını duyduk. Gemiler buraları vuracakmış, ancak yakında İstanbul'a gideceğimiz için ben bunları göremeyeceğim. Oysa görmek isterdim. Sonunda size kavuşacağımı biliyorum
Babamın ve siz anneciğimin ellerinden öperim, kardeşlerime selam ederim.
Oğlunuz Seyfullah.”
Çanakkale geçilmedi, düşmanlar İstanbul’a varamadı, Rusya’ya yardım ulaşmadı; Türkler kazandı, mücadele başladı, yeni Türk Devleti kuruldu, Türkler artık güneşli günlere uyandı.
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’miz kutlu olsun! Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, Seyit Onbaşı’nı, 57. Alay’ı, 19. Tümen’i ve dost vatanın topraklarında mehmetçiklerimizle koyun koyuna yatan tüm askerleri saygıyla anıyoruz…
Kaynakça


Yorumlar